Kur’an Okuma Adabı-Dini Sohbet

By | 19 Kasım 2014

Selamün aleykum Dini Sohbet sitemizin değerli müdavimleri; bugünkü konumuzda Kur’an okuma adabından bahsedeceğiz.


Kur’an-ı Kerim, âlemlerin Rabbi Allah’ın (celle celâluhu) kullarına en büyük bir armağanıdır. Kur’an; insanları doğru yola ulaştıran, hak ile batılı birbirinden ayıran (Bakara, 2/185), müminler için rahmet ve şifa olan (İsra Suresi, 17/82), müminlerin öğüt ve nasihat almaları için indirilmiş bulunan (Kamer Suresi, 54/17), takva sahipleri için bir rehber (Bakara Suresi, 2/2), Rabbimizden bir öğüt, içimizdeki dertlere bir şifa, bize doğru yolu gösteren bir hidayet ve rahmettir. (Yunus Suresi, 10/57) Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kur’an’ın üslubuyla konuşan, doğruyu konuşmuş olur. Onunla amel eden, mutlaka mükâfat görür. Kim onunla hüküm verirse, adaletle hükmeder. Kim ona çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur.” (Tirmizî, Fedailü’l-Kur’ân, 14)


Böylesine değerli, şerefli ve hikmetli bir Kitap’tan istifade etmenin ilk yolu onu okumaktır. Kur’an okumanın fazilet ve sevabı hakkında vârid olan birçok âyet-i kerime ve hadis-i şerif, onu tilavet etmeyi teşvik ederek, dünya ve ahirette insana kazandırdıkları üzerinde durmuştur. Gerek tilavet edilen Kur’an’dan en iyi şekilde istifade edebilmek gerekse Kur’an’a karşı tazim ve hürmetin bir gereği olarak, Kur’an okuyan kimsenin riayet etmesi gereken bazı usul ve âdap kuralları vardır. Şimdi sırasıyla bunları izah edelim:


1- Kur’an’a tam bir teveccüh ve teslimiyet olmalıdır


Kur’an bütünüyle insanların düşünüp ibret almalarını ve böylece sırat-ı müstakim üzere bir hayat yaşamalarını temin etmek için gönderilmiş hikmet dolu bir kitaptır. İnsanlığın dünya ve ahiret saadeti Kur’an’ı anlayıp hayatlarına hayat kılmalarına bağlıdır. Ne var ki bu Yüce Kitap’tan hakkıyla istifade edebilmek için gönüllerin Ona karşı açık durması şarttır.


Bundan dolayı Kur’an okumak isteyen kimse, Onu tilavete başlamadan önce kalbini bütün önyargı ve şüphelerden arındırmalı, Allah Kelam’ı olduğunu hatırda tutarak tam bir teslimiyet ve teveccühle Kur’an’a yönelmeli ve bir de dünya ve ahirette ihtiyacı olan hakikatleri Kur’an’da bulabileceği mülahazasıyla onu eline almalıdır.


2- Abdest alınmalıdır


Cenab-ı Hak, âyet-i kerimede “Ona tertemiz (abdestli) olanlardan başkası dokunamaz” (Vakıa Suresi, 56/79) buyurmuştur. Bundan dolayı abdesti olmayan kimsenin ezberinden Kur’an okuması caiz olsa da ona dokunması caiz değildir. Abdestsiz Kur’an okumada kerahet olmasa da abdestli bulunmak müstehabtır.


Cünüp olan kişinin veya adetli kadının Kur’an’a dokunmaları caiz olmadığı gibi, onu ezberden okumaları da caiz değildir. Çünkü Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem): “Ne hayızlı kadın ne de cünüp kimse Kur’an’dan bir şey okuyamaz” buyurmuştur. (Tirmizi, Taharet 98) Ancak bu durumdaki kimselerin Kur’an dinlemelerinde, Kur’an’a bakmalarında ve âyetlerin manalarını düşünmelerinde bir mahzur yoktur.


3- Ağız temizliği yapılmalıdır


Allah’ın kelamını temiz bir ağızla tilavet etmek için misvak veya diş fırçası kullanarak ağız temizliği yapılmalıdır. Hz. Ali Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki ağızlarınız Kur’an’ın yollarıdır, onları misvakla temizleyin”1


Kur’an okumasını keserek bir süre sonra kıraatine devam eden kimsenin tekrar misvak kullanması müstehabdır. Ağzı temiz olmayan bir kimsenin Kur’an okuması mekruh olduğu için, böyle birinin ağız temizliği yaptıktan sonra Kur’an okuması gerekir.


4- Edep ve vakara en uygun bir hal üzere bulunmalıdır


Kur’an okuyan kimse huşu ve hudu içerisinde bulunmalıdır. Tekebbür alameti sayılabilecek bacak bacak üstüne atma gibi oturuşlardan uzak durmalıdır. Talebenin hocasının önünde oturması gibi hatta Âlemlerin Rabbi olan Allah’ı görüyor olma şuuru içinde bulunmalıdır. Allah ile konuşuyor gibi okumalıdır. Çünkü o kimse Allah’ı görmese de Allah onu görmektedir. Kur’an okumanın en mükemmel şekli yukarıda ifade edilen halde okumaktır. Ancak saygı ve edep muhafaza edildikten sonra kişinin ayakta, yan yatarken veya yatağında Kur’an okuması da caizdir.2


Güzel ve temiz elbiseleri giyilmelidir. Hatta Kur’an’a olan ta’zimden dolayı başı ve omuzları örten bir elbise giymek daha güzeldir. Ulemadan bazıları sarık ve cübbelerini giydikten sonra Kur’an okumuşlardır. Güzel koku sürünmesi ve imkânı olduğu takdirde bulunduğu yeri de en güzel kokularla tütsülemesi Kur’an okumanın edepleri arasındadır. Esnemesi gelen kimse, Kur’an okumayı kesmeli ve esnemesi kesilince devam etmelidir. Çünkü esnemek şeytandandır. Kur’an okuyan kimse onu göğsüne yakın tutmalı veya önündeki yüksekçe bir şeyin üzerine koymalıdır.


5- Kur’an okunan yer ve zamanın önemi


Kur’an okunan mekân önemlidir. Nitekim mescidde okunan Kur’an mekânın şerefinden dolayı daha sevap olduğu gibi, hamam ve tuvalet gibi temiz olmayan yerlerde Kur’an okumak mekruhtur. Gaflet içinde Kur’an okumanın gafleti arttıracağına dair hassasiyet edalı beyanlarda bulunan âlimlerimiz de olmuştur. Dolayısıyla Rabbiyle baş başa kalabilmek için mümkün olduğu kadar sükûnetin hâkim olduğu yerlerde ve insanlardan tenha mekânlarda Kur’an okunmalıdır. Tabii bununla birlikte hüsnü misal ve teşvik amaçlı Yolda giderken farklı şeyler dinlemektense Kur’an dinlemek çok yerinde olur.


Diğer yandan kişinin uyanık ve dinç bulunduğu bir zamanda Kur’an okuması da önemlidir. Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem): “Sizden biri geceleyin kalkınca Kur’ân diline dolaşıp ne dediğini anlamamaya başlayınca hemen yatsın” (Müslim, Müsâfirin 223) buyurarak bu hususa dikkat çekmiştir. Çünkü uykulu veya aşırı yorgun olan bir kimse, Kur’an’ı eksik veya yanlış okuyabilir ve okuduğu âyetlere yoğunlaşamaz.


Bir de kalb, dünya meşgalelerinden azade bulunduğundan dolayı geceleyin Kur’an okumak daha faziletlidir. Allah Resûlü (sallallahû aleyhi ve sellem): “Kim geceleyin hizbini veya hizbinden bir kısmını okumadan uyursa bunu sabah namazı ile öğle namazı arasında tamamlasın. Bu takdirde, sanki gece (mûtad vaktinde) okumuş gibi aynı sevâba nail olur” (Müslim, Musâfirin 142) buyurmak suretiyle gece okunan Kur’an’ın faziletine dikkat çekmiştir.


6- İstiâze ve Besmele ile başlamalıdır


Kıraate başlamadan önce istiaze edilmelidir. Kur’an-ı Kerim’de: “Şimdi, Kur’ân okuyacağın zaman, o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” (Nahl Suresi, 16/98) buyrularak istiâze teşvik edilmiştir. İmam-ı Sevri ve Atâ gibi bazı fukahâ istiaze okumayı vacip görseler de cumhur-u fukahâya göre bunun hükmü müstehabtır.


Seleften bazıları istiazeden sonra Ya Rabbî! Şeytanların vesveselerinden, onların yanımda bulunmalarından Sana sığınırım!” âyetiyle (Mü’minun Suresi, 23/97-98), Nas suresini okumayı güzel görmüşlerdir.


7- Tertil üzere okunmalıdır


Tertil, Kur’an’ı teenni ile acele etmeden yavaş yavaş ve tane tane; kalp ve ruh ufku ile duyarak okumaktır. Kur’an’ın mana derinliklerine nüfuz edebilmek bir yönüyle O’nun tertil üzere okunmasına bağlıdır. Allah Teâlâ Hazretleri: “Kur’ân’ı tertîl ile düşünerek oku!” (Müzzemmil Suresi, 73/4), başka bir âyet-i kerimede de: “Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk” (Furkan Suresi, 25/32) buyurmak suretiyle Kur’an’ın tertil üzere okunmasını emretmiştir.


Bütün bunlarla beraber Kur’an’ı güzel okuyamayan kimse onu okumayı terk etmemeli ve bir taraftan Kur’an okumaya devam ederken bir taraftan da onu daha güzel okuyabilmenin gayreti içinde olmalıdır. Zira Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem): “Kur’ân’da mâhir olan (hıfzını ve okuyuşunu güzel yapan), Sefere denilen kerîm ve mutî meleklerle berâber olacaktır. Kur’ân’ı kekeleyerek zorlukla okuyana da iki kat sevap vardır” buyurmuştur. (Buhârî, Tevhid 52)


8- Kur’an’ı Sesli veya Sessiz Okumak


Kur’an’ın sesli veya sessiz okunabileceğine dair rivayetler vardır. Nitekim Abdullah b. Ebî Kays Hz. Aişe Validemiz’e Allah Resûlü’nün Kur’an’ı sesli mi yoksa sessiz mi okuduğunu sormuş, Hz. Aişe de (radıyallahu anh): “Her iki şekilde de okurdu: Bazen gizli, bazen sesli” şeklinde cevap vermiştir. Soru soran sahabi bu cevap üzerine: “Bu işte genişlik yaratan Allah’a hamdolsun” demiştir. (Tirmizî, Salât 330) İnsanları rahatsız edecek şekilde okumamalıdır.


İmam Gazzâli, Kur’an’ı Kerim’i sesli veya sessiz okumanın faziletine dair hadisleri naklettikten sonra bu farklı rivâyetleri şu şekilde te’lif etmiştir: “Kur’an’ı sessiz okumak riyâ ve gösterişten daha uzaktır. Dolayısıyla riyâ korkusu olan bir kimsenin tilavetini sessiz yapması daha faziletlidir. Böyle bir korku olmazsa ve namaz kılan bir kimseyi şaşırtma da söz konusu değilse, kıraatin sesli yapılması daha faziletlidir. Çünkü sesli okuyan kimse daha fazla külfete girdiği gibi, okuduğu Kur’an’dan sadece kendi değil başkaları da istifade eder. Aynı zamanda sesli okumak, kalbi uyandırır; kârinin kulağını başka şeyleri dinlemekten men ettiği için, onun Kur’an’ı tefekkür üzerine yoğunlaşmasını temin eder ve uykuyu kaçırır. Sesli okuyuş kıraat için kişinin aşk u şevkini arttırdığı gibi tembelliği de azaltır. Bir de sesli Kur’an okuyan bir kimseyi tembel ve gafil bir adam görerek gayrete gelebilir veya uykuda olan bir kimse uyanarak geceyi ihya edebilir.”


9- Kur’an Tatlı ve Hoş Bir Sada İle Okunmalıdır


Kur’an okuyan kimsenin dikkat etmesi gereken bir diğer husus da Kur’an’ı mümkün olduğunca güzel bir sesle okumaya gayret etmesidir. Bir hadis-i şeriflerinde: “Kur’an okumayı sesinizle güzelleştirin” (Ebu Davud, Salât 355) buyuran Allah Resûlü, başka bir hadislerinde de şöyle buyurur: “Allah (celle celâluhu) güzel sesli bir Peygamberin sesini güzelleştirerek okuduğu Kur’an’ı dinlediği kadar hiçbir şeyi dinlemedi.” (Buhâri, Fedailü’l-Kur’an 19)


Buna göre güzel bir sesle ve üslubuna uygun olarak okumak suretiyle Kur’an’ın bu güzelliğini ortaya çıkarmak müstehab görülmüştür. Çünkü Kur’an’ı güzel bir sesle okumak, kalbi rikkate getirir, dinleyenlerde ona karşı saygı uyarır ve daha tesirli olduğu için Kur’an’a karşı iştiyakı arttırır. Ancak burada aşırıya kaçılmamalı yani Kur’an’ı güzel okuyacağım diye tecvid kuralları ihmal edilmemelidir. Böyle yapıldığı takdirde müstehablık hükmü kerahete dönüşür.


10- Kur’an’ı Halis Bir Niyetle Okumalıdır


Kur’an okumak çok faziletli bir ameldir. Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) bir hadislerinde “Ümmetimin en faziletli ibadeti Kur’ân okumaktır” (Münavi, Feyzu’l-Kadir, 2/44) buyurmuştur. Allah Resûlü (sallallahû aleyhi ve sellem) başka bir hadis-i şerifte de Kur’ân’ı başından sonuna kadar okuduktan sonra tekrar başlamayı Allah’ın en çok sevdiği amel olarak bildirmiştir. (Tirmizî, Kur’ân, 11) Nitekim selef âlimlerinden bazıları Kur’an okumayı nafile ibadetten daha faziletli görmüşlerdir. Bütün ibadetlerde olduğu gibi Kur’an’dan istifadenin de birinci şartı halis bir niyetle işe başlamaktır. Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem): “Ameller (başka değil) ancak niyetlere göredir ve kişinin niyeti ne idiyse, karşılık olarak onu bulur” (Buhârî, Bed’ü’l-vahy 1) buyurmak suretiyle, yapılan amellere değer kazandıran unsurun niyet olduğunu ifade etmiştir.


Bundan dolayı kendimizi aradan çıkararak sadece tilavet ettiğimiz Kur’an’ı duyurmaya çalışmalıyız. Süslediğimiz ses ve nağmelerimizle başkalarını tesir altında bırakmak gibi bir hedefin kurbanı olmamalıyız. Yoksa yapılan amel ruhsuz bir fiil olmaktan öteye geçmeyecektir. Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) Allah’ın ahirette ilim öğrenip başkalarına öğreten ve Kur’an okuyan bir kimsenin hesaba çekilmesini anlatır. Cenab-ı Hak bu kişiye ihsan ettiği nimetlerini sayıp döktükten sonra, bu nimetler ile ne yaptığını sorar. O da ilim öğrendim, öğrettim ve Senin uğrunda Kur’an okudum der. Cenab-ı Hak ona: “Yalan söylüyorsun. Sen ilmi, alimdir denilsin diye öğrendin; Kur’an’ı da, güzel Kur’an okuyor desinler diye okudun. Ve nitekim bunlar senin hakkında söylendi” buyurur ve o kişi yüzüstü sürünerek cehenneme atılır. (Müslim, İmara 27)


11- Kur’an Göz Yaşlarıyla ve Hüzünle Tilavet Edilmelidir


Kur’an okuyan kimsenin ağlaması müstehabtır. Kur’an-ı Kerim’de kendilerine ilim verilen kimselerin Allah’ın âyetlerini okudukları esnadaki halleri şu sözlerle anlatılır: “Ağlayarak yüzüstü secdeye kapanırlar. İşte Kur’ân, onların saygısını böyle artırır.” (İsra Suresi, 17/109) Peygamber Efendimiz de (sallallahû aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz bu Kur’an, hüzünle inmiştir. Artık onu okuduğunuz zaman ağlayınız. Ağlayamazsanız kendinizi ağlamaya zorlayınız.” (İbni Mâce, İkâme, 176) Sahabe, Efendimiz’in (sallallahû aleyhi ve sellem) namazda ağlamaktan dolayı göğsünden tencerenin kaynarken çıkardığı uğultu gibi bir ses çıkardığını rivayet etmişlerdir. (Ebû Dâvûd, Salât 156)


Salih el-Merrî rüyasında Peygamber Efendimiz’in (sallallahû aleyhi ve sellem) yanında Kur’an okuduğunu, Efendimiz’in (sallallahû aleyhi ve sellem) de kendisine; “Salih, Kur’an’ı kıraat etmen güzel ama bunun ağlaması nerede!” dediğini rivayet etmiştir. Esma (radıyallahu anh), selefin Kur’an okumasını şu sözleriyle anlatmıştır: “Selef-i sâlihîn Kur’an okurken ağlarlar ve ürperirlerdi. Sonra bedenleri ve kalpleri zikrullah için yumuşardı.” (Kütüb-ü Sitte Tercümesi, c. 4, s. 448) İmam-ı Nevevi de seleften bazı kimselerin Kur’an okurken bayıldıklarını bazılarının ise vefat ettiklerini nakletmiştir.


Eğer kişi Kur’an okurken ağlayamıyorsa, Kur’an’da geçen tehdid, vaîd ve azap âyetlerini veya kıyamet ve cehennem sahnelerini inceden inceye düşündükten sonra, Allah’ın emir ve yasaklarındaki eksikliklerini düşünmeli ve bu suretle kalbinde bir hüzün hâsıl olmasını temin etmelidir. Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) başka bir hadislerinde de: “İnsanların en güzel Kur’ân okuyanı, Kur’ân okurken ciddî bir hüzün içinde olandır” (Münâvi, Feyzu’l-kadir, 2/529) buyurarak Kur’an okurken bulunulması lazım gelen hale dikkatlerimizi çekmiştir.


12- Kur’an’ın Mana ve Muhtevası Tefekkür Edilmelidir


Kur’ân-ı Kerim’in lafız ve ibarelerini okumak kişiye çok sevap kazandırsa da, asıl olan onun mana ve muhtevasını anlamak suretiyle Kur’an’ı hayatımıza hayat kılmaktır. Bu hakikati dile getiren İbn Mes’ud (radıyallahu anh) şöyle demiştir: “Tertil üzere ve tefekkür ederek Bakara ve Ali İmran surelerini okumam, bana hızlıca bütün Kur’an’ı hatmetmemden daha sevimlidir.” Hz. Ali de tedebbür ile okunmayan Kur’an’da hayır olmadığını söylemiştir.


Kur’an’da geçen birçok âyeti kerime bizi Kur’an’ı tefekkür, tedebbür ve teemmül etmeye çağırmaktadır. Bunlardan birkaçı şu şekildedir: ” “Kur’ân’ı gereği gibi düşünmeyecekler mi?” (Nisa Suersi, 4/82); “Biz sana feyizli ve bereketli bir kitap indirdik ki insanlar onun âyetlerini iyice düşünsünler ve aklı yerinde olanlar ders ve ibret alsınlar.” (Sa’d Suresi, 38/29)


13- Kur’an Mümkün Olduğunca Yüzünden Okunmalıdır


Mushaf’a bakarak Kur’an okumak ezbere okumaktan daha faziletlidir. Çünkü yüzünden Kur’an okuyan bir kimse Mushaf’a bakarak okuduğu için ezbere okuyan kimseye nispetle daha fazla amelde bulunur. Aynı zamanda Kur’an’a bakmak da bir ibadettir.


Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Gözlerinize ibadetten payını veriniz. Sahabenin: Ya Rasûlallah onların ibadetteki payı nedir? diye sormaları üzerine Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem): “Mushaf’a bakmaları, onu tefekkür etmeleri ve hayrete sevkeden hakikatlerinden ibret almalarıdır” diye cevap vermiştir. (Kurtubi, 1/27)


Hz. Osman çok okumaktan dolayı iki Mushaf eskitmiştir. Sahabeden birçokları Kur’an’ı yüzünden okumuşlar ve Kur’an’a hiç bakmadan bir gün geçirmeyi hoş bulmamışlardır. İmam-ı Şafii hakkında anlatılan bir hadise de şu şekildedir: Mısır fakihlerinden bazıları seher vaktinde onun yanına girdiklerinde, önünde Mushaf’ın açık olduğunu görmüşlerdir. Bunun üzerine İmam Şafii şöyle demiştir: “Fıkıhla meşgul olmak sizi Kur’an okumaktan engelliyor. Ben yatsı namazını kıldıktan sonra Mushaf’ı önüme açarım ve sabah namazına kadar kapatmam.” (Gazzâli, İhya, 1/279)


14- Okunan Âyete Göre Bir Hal Almalıdır


Kur’an okuyan kimse, dış dünyadan soyutlanarak adeta okuduğu âyetlerle içli dışlı olmalıdır. Rahmet âyetleri geçtiğinde Cenab-ı Hak’dan kendisine ve ümmet-i Muhammed’e rahmet etmesini istemeli, azap âyetleri geçince hüzün ve gözyaşlarıyla onlardan Allah’a sığınmalı; Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih eden âyetleri okuduğunda da, tesbih ve tekbir getirmek suretiyle Allah’ın azamet ve kibriyasını dile getirmelidir. Dua âyetlerini okuduğunda ise onları kalb ve gönlünün sesi olarak Allah’a arz etmelidir.


Bir de Ehl-i Kitab’ın veya müşriklerin Allah hakkında ki uygunsuz beyanları okunurken sesin kısılması güzel görülmüştür.


Diğer yandan secde âyetlerini okuduğunda -her ne kadar daha sonra da yapılabiliyorsa da- hemen kalkıp secdeye kapanmalı veya okumasını bitirdiğinde tilavet secdesini eda etmelidir.


15- Her Gün Bir Miktar Okumaya Gayret Etmelidir


Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem), Kur’an’ı başından sonuna kadar okuduktan sonra, tekrar başından başlayarak okumasına devam eden kimsenin amelinin Allah’a en sevgili amel olduğunu ifade ederek bizi devamlı Kur’an okumaya teşvik etmiştir. (Tirmizî, Kırâat 4) Bununla birlikte Kur’an’ın kaç günde bir hatmedileceğine dair kesin bir nas yoktur. Selef arasında Kur’an’ı her gün, üç günde bir, haftada bir veya ayda bir hatmedenler olmuştur.


Abdullah b. Amr’ın her gece Kur’an’ı hatmettiğini haber alan Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) ona Kur’an’ı bir ayda okumasını, daha fazla okumak isteyince yirmi günde ardından on beş günde ve en son Kur’ân’ı yedi günde bir hatmetmesini ve bundan daha kısa zamanda hatime kalkışmamasını tavsiye etmiştir. (Buhârî, Savm 58) Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) başka bir hadislerinde de: “Kur’ân’ı üç günden daha az bir zamanda okuyan onu anlayamaz” buyurmuştur. (Tirmizî, Kur’ân 11) Kur’ân’ın kısa zamanda hatmedilmesi onun süratli okunmasını gerektireceği için tam olarak manasına vukûfiyet hâsıl olamaz.


Bu konuda daha başka rivayetler de vardır. Ancak muhakkikînin tercihlerine göre önemli olan herkesin kendi durumuna ve meşguliyetine göre hareket etmesidir. Çünkü güç ve kuvvet, yeterli zamana sahip olma, okuduğunu tefekkür etme vb. gibi yönlerden insanlar muhteliftir. Buna göre herkes kendi durumunu gözden geçirerek muhakkak her gün bir miktar Kur’an okumaya ve okuduğu âyetlerin manasını tefekkür etmeye gayret etmelidir. Ebu’l-Leys daha fazlasına güç yetiremeyen kimsenin hiç olmazsa senede iki hatim indirmesi gerektiğini söylemiştir. Hasan b. Ziyad’dan rivayet edildiğine göre, Ebu Hanife de, senede iki defa Kur’an’ı hatmeden kimsenin Kur’an’ın hakkını yerine getirmiş olacağını ifade etmiş ve buna delil olarak da Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem)’in son arzında Cibril’e Kur’an’ı iki kez okuduğunu göstermiştir.


16- Okumaya Son Verildiğinde


Kur’an tilavetine son veren kişinin (Yüce Allah doğru buyurdu) demesi de Kur’an okumanın adâbındandır. Ayrıca, okuyup bitirdikten sonra Mushaf’ı açık bırakmamalı ve onun üzerine bir şey koymamalıdır. Çünkü Kur’an-ı Kerim her zaman diğer kitaplardan yüksekte olmalıdır. Kur’an okumayı bitiren kimsenin dua etmesi de güzel görülmüştür.

Faydalanılan Kaynaklar

1. Zerkeşi, el-Bürhan fî ulumi’l-Kur’an, Lübnan: Daru İhyai’l-kütübi’l-arabiyye, 1957, c. 1.


2. Ez-Zebidi, İthafu’s-saadeti’l-müttekîn bişerhi ihyâi ulumi’d-din, Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1989, c. 5.


3. İsmail Karaçam, Kur’an-ı Kerim’in Faziletleri ve Okuma Kaideleri, İstanbul: İfav Yayınları, 2002.


4. İmam Kurtubi, el-Camiu li-ahkami’l-Kur’an, Riyad: Daru Âlemi’l-Kütüb, 2003, c. 1.


5. Mevsili, el-İhtiyar li ta’lili’l-muhtar, Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1998.


6. İmam-ı Nevevi, et-Tibyân fî edêbi hameleti’l-Kur’an, Beyrut, 1996.


7. Gazali, İhyau ulumi’d-din, Beyrut: Daru’l-Ma’rife, c. 1.


8. Fethullah Gülen, Sohbet-i Canan, İstanbul, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yayınları.


9. Fethullan Gülen, Zihin Harmanı, Nil Yayınları, İstanbul, 2008.


10. İbrahim Canan, Kütüb-ü Sitte Tercümesi, Akçağ Yayınları.


11. İmam-ı Rabbani, el-Mektubât.


12. Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili.


DİPNOTLAR


1. Ebu Nüaym, Hilyetü’l-Evliya, 1/79


2. Âli İmran Suresi, 3/190-191

Category: Genel

One comment on “Kur’an Okuma Adabı-Dini Sohbet

  1. Dinisohbeti.Com – islami sohbet, dini sohbet, islam, islami chat
    Herkese lazım olacak bilgileri paylaştığınız için çok teşekkür ederim, makalelerinizi sürekli okuyorum hocam…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

346 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.