İnsan İkilimleri Hakkında Dini Sohbet

By | 18 Aralık 2015

ikilem


İnsan ikilimleri dini sohbet İslami Sohbet 


Bu ikilemleri, hemen herkes hayatının en az bir dönemimde yaşar. Ama yeterince bilinçli ve güçlü olanlar, zararlarının büyüklüğünü idrak ettiklerinde bu ikilemlerden kurtularak daha Doğru bir yaşam sürmeye başlarlar. Bu değişim, onların sağlık, mutluluk ve huzur seviyelerini kesinlikle arttıran bir değişimdir.

1. ÇOCUĞUNU SEVME – DÜNYAYI KİRLETME İKİLEMİ

Bazı istisna kişiler ve özel durumlar dışında, dünya üzerindeki tüm diğer canlılar gibi insanoğlu için de en değerli, en sevimli ve en hassas canlılar kendi çocuklarıdır.

Herkes, tüm diğer çocukları sevmek bir yana, kendi çocukları için daha önceden ihtimal bile vermeyecekleri zorluklara katlanıp fedakarlıklar yapar ve yeri geldiğinde onların canlarını kurtarmak için kendi canlarını tehlikeye atmaktan çekinmez.

Bebeği 9 aydan uzun bir süre kendi fiziksel bünyesinin bir parçası olarak taşıyan ve ilk yılların genelde yoğun zorluk ve sorunlarıyla başa çıkan annelerin çocuklarına bağlılıkları ve anne-çocuk arasındaki telepatik haberleşmeye varabilen yakınlık, elbette babaların sevgisinden daha güçlü bir sevgi oluşturur anne kalbinde. Bu çok doğaldır.

Anne veya baba çoğu yetişkin, o canlarının bir parçası olarak gördükleri çocukları büyüdüğünde üzerinde beraberce yaşayacakları dünyayı, her türlü kötülükten sakındıkları biricik evlatlarına miras bırakmakta olduklarını nedense sıklıkla unuturlar.

Bu unutma ikilemi bazen o kadar büyük olur ki; biriken kimyasal çöpleri doğal hayatın ortasına veya insanlık için önemli bir besin kaynağı olan denizlere bırakmanın ötesinde, gelecekte kendi öz çocuklarının mecburen içeceği tatlı su kaynaklarına binlerce yılda temizlenemeyecek zehirli atıklar atmaya ve  soluyacakları havaya yine son derece zehirli ve ozon tabakasını delici gazlar salmaya kadar gidebilir.

Özellikle sanayi devriminden sonra hızla artan bu pervasızca doğayı kirletme eylemi, birçok zararlı etkisini insanoğllarının canlarından çok sevdikleri çocuklarıyla beraber kendilerine de hissettirmeye ve yaşatmaya başlamıştır 2000’li yıllarda.

Çok ciddi ve etkili çözümler üretilememesi durumunda insan ırkının geleceği; iyice delinecek ozon tabakası nedeniyle artık süzülemeyecek olan zararlı güneş ışınları altında kavrularak, yani Tanrı’nın Cehennem için büyük dinlerin kutsal kitaplarında yaptığı tarifi yeryüzünde kendi eliyle oluşturarak, kendi sonunun hazırlanmasına şahit olacaktır.

Acil küresel çözüm gereklidir evet, bu doğrudur ama herkesin kendi çapında bu konuda gerekli özeni göstermesi bile, bahsedilen kıyamet senaryosunun az veya çok gecikmesini sağlayacaktır.

Çocuğunu canından çok seven ama onların geleceğini cehenneme çevirmekten geri durmayan zayıf karakterli ve ikilemli insanlardan olmamak, büyük bir erdemdir.

Herkes birgün çamura basar ve kirletir üzerini. Önemli olan oraya saplanmamaktır.
 

2. SİGARA İÇEREK ZEVK ALMA – ZEHİRLENME İKİLEMİ

Birinci dünya savaşı sırasında askerlerin cephede sıkılmasını önlemek amacıyla icat edilen günümüz biçimindeki sigara, neredeyse yüz yıldır sıkıntı giderme aracı olarak kullanılmaktadır.

2000’li yıllarda artık ilköğretime giden çocuklar bile bilmektedir ki; bu sıkıntı giderme aracı – ki sağladığı rahatlama hissinin tamamı sanaldır – bir faydasına karşılık en az yüz farklı zarar oluşturmaktadır insan bünyesi üzerinde.

Derin nefes alma hareketi ile alınan fiziksel ve harmonik yükselen dumanı seyrederek alınan görsel küçük zevklerle karşılaştırıldığında, insanın akciğerine, kalbine, tüm iç organlarına, gözlerine, cildine, beynine ve bunlarda ortaya çıkan problemler sonucu ruhsal durumuna yaptığı zararlar bilimsel her çevre tarafından sayısız defalar kanıtlanmış olan sigaranın insanoğlu tarafından iki içilme nedeni vardır aslında;

Birincisi yukarıda küçük yararları olarak sayılan derin nefes alma egzersizinin yerini alması ve yükselen harmonik dumanın görsel çekiciliğidir.

İkincisi ise, genelde bilinçaltında yaşanan, “Bilimsel olarak çok zararlı olduğu kanıtlanmasına rağmen,  bakın bana nasıl da birşey yapamadı hâlâ” düşüncesi ile açıklanabilecek olan cahil cesaretidir.

Hangi sebeple olursa olsun, Hollywood filmleri ile tüm dünyada yaygınlaştırılan bu tartışmasız zararlı – ayrıca hayat kalitesini de kesinlikle düşüren – sigara içme ve bunu yaparken kendisiyle birlikte çevresindekileri de zehirleme ikilemi, insanoğlunun modern çağdaki en büyük zaaflarından biridir.
 

3. ARABA İLE RAHAT SEYAHAT ETME – EMNİYET KEMERİ TAKMAYARAK HAYATINI TEHLİKEYE   ATMA İKİLEMİ

Hayat trafiğe çok benzer;
Sen tüm kurallara yüzde yüz uysan da, karşında uymama ihtimali olan milyonlarca kişi vardır.
Fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı kalmak için, her zaman dikkatli olmak lazımdır.


Yukarıdaki sözde açıklandığı gibi, almanız gereken tüm önlemleri alsanız ve son derece dikkatli olsanız dahi, trafikte her zaman bir risk vardır.

Alınabilecek en basit ve en etkili önlemlerden biri ise, kaza anlarında sürücü ve yolcuların hayatta kalma olasılıklarını ciddi derecede arttıran emniyet kemeri takma alışkanlığıdır.
 
Arabalarına bindiklerinde (bir süre sonra artık hiç farketmeden) yapacakları birkaç saniyelik bir mekanik hareketten imtina etmeleri, havaların sıcak, soğuk, vb. olmasından dolayı emniyet kemeri ile rahat edemeyeceklerini düşünmeleri ve hatta bazılarının tamamen saçma bir cesaret göstergesi olarak emniyet kemeri takmaması sonucu, her yıl yüzbinlerce kişi ya ölmekte ya da sakat kalmaktadır.

Araba kullanan hemen herkesin kendisi veya bir tanıdığı küçük veya büyük bir trafik kazası geçirmiş olmasına rağmen, emniyet kemeri takmayarak rahat seyahat ettiğini düşünen ama hayatlarını büyük bir tehlikeye atan insanların ikilemi, en az sigara içerek kendini zehirleme ikilemini yaşayan insanlar kadar kötüdür.

Ve aslında trajik olan cehaletleri de, en az sigara ikilemini yaşayan insanlar kadar büyüktür.


4. YAŞANAN GEREKSİZ SIKINTILARI SİSTEM İÇİNDE YÜKSELDİKÇE UNUTMA İKİLEMİ
 
İnsanların çoğu hedef olarak belirledikleri yerlere ulaşmak için çok çalışmak zorundadırlar. Bu çok çalışma dönemlerinde, en alt seviyeden başladıkları yolculukları büyük zorluklarla dolu olabilir.

Bu zorlukların önemli bir bölümü prosedür/yöntem haline getirilmiş işleyiş tarzlarından çok, çalışma ortamında bulunan insan faktöründen kaynaklanır. Yani karar verici/idareci konumuna yükselmiş kişilerin,  işlerin yapılış tarzlarının kendi özel yöntemlerine veya kişisel tatminsizlik/problem ve yanlışlarına göre yürütülmesini istemeleridir zorlukların ana nedeni.

Çoğunlukla bu tür insan faktörü kaynaklı sorunlarla boğuştuktan sonra başarılı olarak yükselen ve karar verici/idareci konuma gelen kişilerin benzer şekillerde davranması inanması güç ama yaygın bir ikilemdir.

Bu ikilemin temel nedeni; bilimsel olmayan kişisel ve keyfi çalışma usullerinin üst kademe çalışanları rahatlatmasıdır. Kendilerininin biraz daha rahat etmesi için takım arkadaşı dedikleri kişileri ikiyüzlü ve acımasız bir biçimde ezebilen kişilerin ciddi psikolojik sorunları vardır aslında.

Kendisi bir uygulayıcı iken mantıklı ve gerçekçi biçimde yanlış idare şekillerini yüksek sesle eleştirip yargılayabilen kişilerin, karar verici/idareci olduklarında hemen hemen aynı yanlışları yapmaya devam etmesi birçok kurumun ve birçok ülkenin ana geri kalmışlık nedenidir.



dini sohbet ile ilgili aramalar


 

Category: Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

66 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.