Emanete Hıyanet Etmek

By | 6 Aralık 2014

Selamün aleykum islamisohbet sitemizin güzide konukları, bu gün de emanete hıyanet etmek konusunu masaya yatıracağız inşallah. Hatırlarsınız yaklaşık iki ay önce uygunsuz davranışları nedeniyle sitemizde yazar olan bir bayanın görevine son vermiş ve kovmuştuk. Daha sonra bu kızımız beni buldu ve yaptıklarından pişman olduğunu söyledi v.s. tamam dedik siteye tekrar yazar olarak atadık.

Bu kızımız siteye döner dönmez bizim önceki yazdığımız yazılara, yazılara atadığımız resimlere revizyon yapmaya başladı ve site tepetaklak anahtar kelimelerde hızla düşüşe geçti, bu esna da da üç defa uzun süreli site kapanmaları meydana geldi.

Halbu ki ben bu kıza tembih ettim, bak kızım yavrum, sakın ola benim yazdığım yazılara, resimlere, yorumlara elleme, sen sadece konu ekle dedik, tamam dedi ama yine duramadı.

Ben iyice kanaat getirdim ki bu kız tam bir ruh hastası.

Bunun amacı web sitesine faydalı olmak v.s. değil, amacı beni kullanarak ikinci üçüncü şahıslara ulaşmak, onlara kuyruk sallamak, yalaklanmak ve yaltaklanmak.

Zengin ve züppe olarak yetişmiş bir kızdan başka ne beklenir ki ?

Emanete Hıyanet konusuna bir de islami açıdan bakalım:

Hıyanet etmek haramdır. Münafıklık alametidir. Hıyanetin zıddı emanettir, emin olmaktır.
Hıyanet, birine kendini emin tanıttıktan sonra, o emniyeti bozacak iş yapmak demektir. Mümin, herkesin malını, canını emniyet ettiği kimsedir. Emanet ve hıyanet, malda olduğu gibi, sözde de olur. Hadis-i şerifte, (Meşveret edilen kimse emindir) buyuruldu. Yani onun doğruyu söyleyeceğine ve sorulanı başkalarından gizleyeceğine emanet olunur, güvenilir. Onun, doğru söylemesi vaciptir. İnsan, malını, emniyet ettiği kimseye bıraktığı gibi, doğru söyleyeceğine emin olduğu kimse ile istişare eder, danışır. Âl-i İmran suresi, 159. âyetinde mealen, (Yapacağın işi önce meşveret et) buyuruldu.

Meşveret, yani danışmak, insanı pişman olmaktan koruyan bir kale gibidir. Meşveret olunacak kimsenin, insanların hâlini, zamanın ve memleketin şartlarını bilmesi lazımdır. Buna siyaset bilgisi denir. Bundan başka, aklı, fikri kuvvetli, ileriyi gören, hatta sıhhati yerinde olması lazımdır. Meşveret olunan kimsenin, bilmediğini veya bildiğinin aksini söylemesi günahtır. Hata ile söylemesi günah olmaz. Yukarıdaki şartları taşımayan biri ile meşveret edilirse, her iki tarafa günah olur. Din ve dünya işlerinde bilmeyerek fetva verene, melekler lanet eder. Bir kimse zararlı olduğunu bilerek bir emir verse, hıyanet etmiş olur.

 

Category: Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.