Davet ve Kaçış Zamanının Kısa Tarihleri

By | 27 Ağustos 2014

nuh-suresiDavet ve Kaçış Zamanının Kısa Tarihleri,Nuh Suresinden İzdüşümleri
İnsanları Allah’a ve ayetlerine davet etmenizin sebebi bunun farz oluşudur. Keyfi değildir. Bu tebliğ gayreti insanın fıtratı gereğidir, yaratılışı gereğidir. İster istemez paylaşır insan. Fark ettiği gerçekleri önce kendi yakınındakilere, sevdiklerine, çevresine ve ulaşabildiği herkese ulaştırmaya gayret eder. Bu kapsamda İbrahim’in de, Muhammed’in de, Musa’nın da, Nuh’un da yaptığı gibi Allah’ın ayetlerindeki gerçeklerin farkına varan tüm müminlerin de başına benzer bir durum gelir. Elçilerin risaletleri elbette daha bir ağır yüktür ama inanan her müslümanın da kendi donanımlarınca bu ağır yükleri omuzlarına baskı yapar.

71-Nuh 1,2,3,4 Şüphesiz, biz Nuh’u; ‘Kavmini, onlara acı bir azab gelmeden evvel uyar’ diye kendi kavmine gönderdik. O da dedi ki: ‘Ey Kavmim, gerçek şu ki, ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım. Allah’a kulluk edin, O’ndan korkun ve bana itaat edin. Ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi adı konulmuş bir ecele kadar ertelesin. Elbette Allah’ın eceli geldiği zaman, o ertelenmez. Bir bilmiş olsaydınız.’

Siz böyle söyleyip, ayetleri okuduğunuz zaman sözlerinizi anlamaktansa size şu karşılığı verenlerle de karşılaşırsınız:“Sana ne oluyor ki! Sen peygamberliğe mi soyundun. Bırak herkes inandığı gibi yaşasın. Herkes bir şekilde Allah’a inanıyor. İlla senin gibi mi inanmaları lazım?”
Evet, hemen herkes bir şekilde Allah’a inandığını düşünüyor. Ancak, Allah’a inanmak, O’nun ayetlerinden habersiz yaşamaksa, O’nun kitabını okumadan da oluyorsa, ne diye gönderildi bu kitap!!! Eğer O’nun kitabına inandığını zannedenler, o kitaptan habersiz yaşayabiliyor idiyseler ne gerek vardı ki bunca peygambere!!! Siz Allah’ın ayetlerini yüzlerine okuyorsunuz ve onlar bunları dinlemek bile istemiyorlar. Okuyun diyorsun ve aylar yıllar geçiyor da yine okumuyorlar ve sonra da sizden daha iyi bir müslüman olduklarını, asıl doğru yolun o ayetler üzerinde düşünmemek ve dolayısıyla yanlışa düşmemek olduğunu ileri sürüyorlar. Yani kafanı devekuşu gibi kuma göm ve korunduğunu, sakındığını zannet!!! Kaç kaçabildiğin kadar ayetlerden!!! Ne diyebilirsiniz ki artık? Nuh da öyle. Ne diyebilirdi ki artık!

71-Nuh 5, 6 Dedi ki: ‘Rabbim, gerçekten kavmimi gece ve gündüz davet edip-durdum. Fakat davet etmem, bir kaçıştan başkasını arttırmadı.’

Bu esnada kendileri, farkına varmadıkları ve kolay kolay kabul de etmeyecekleri bir kibir içindedirler. Size mi kalmıştı onlara gerçekleri işittirmek!!! Başkası yok muydu? Alıştıkları hitabetlerle ağlayıp, sızlayıp, güldürüp, iç huzuru verip onları rahatlatıp, uyuşturanlar bunları daha iyi biliyor olmalıydılar!!! Siz değil! Siz fark ettiğiniz gerçekleri hevesle ve sevgiyle onlarla paylaşmak istedikçe, onlar bu konuları konuşmaktan sıkılır ve başka şeylerden bahsetmek isterler. Çünkü gerçekten korkmaktadırlar. Görmek, duymak ve böylece sahte huzurlarını bozmak istemezler. Çünkü işittikleri ve işiteceklerinin kendi doğrularıyla çelişiyor olduğunun farkındadırlar ama bunu kabul etmeleri durumunda sorumluluk yüklenirler. Zanlarını gerçeklere tercih ederler. Duymayarak, dinlemeyerek sakındıklarını zannederler.

71-Nuh 7 ‘Doğrusu ben, onları bağışlaman için her davet edişimde, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler ve büyüklük tasladıkça büyüklük gösterip-direttiler.’

Sevdikleriniz ve samimi olduğunu düşündüğünüz her insan için her yolu denersiniz. Kâh açıkça anlatır, kâh ironi yapar, kâh delil gösterir, kâh mizahi bir üslup kullanır, kâh misaller gösterirsiniz de inanmazlar.

71-Nuh 8, 9, 10 ‘Sonra onları açıktan açığa davet ettim. Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim. ‘Bundan böyle’ dedim. ‘Rabbinizden bağışlanma (mağfiret) dileyin; çünkü gerçekten O, çok bağışlayandır.’

Allah’ı ve affını anlatırsınız. Duymak istemezler. Nimetlerini düşünmelerini ve kainatın ayetlerini hatırlatırsınız. Kuru bir onayla geçiştirir, düşünmek istemezler.

71-Nuh 11, 12, 13, 14, 15, 16 ‘(Öyle yapın ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın. Size mallar ve çocuklarla yardımda bulunsun. Size (ürün yüklü) bağlar-bahçeler versin, ırmaklar versin. Size ne oluyor ki, Allah’tan bir vakarı ummuyorsunuz? Oysa O, sizi gerçekten tavır tavır yaratmıştır. Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır? Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır.’

Eğer, borsadan, arsa fiyatlarından, politikadan, futbol maçlarından veya tatlı ve kurabiyelerden, komşunun gelininin evindeki zigon sehpalardan ve görümcesiyle kırgınlığından bahsederseniz muhabetinize bayılırlar. Kendi yaratılışlarından verdiğiniz örneklerse idraksiz bir kabulden ve sıkıcı bir konudan öteye geçmez.

71-Nuh 17, 18, 19, 20 ‘Allah, sizi yerden bir bitki (gibi) bitirdi. Sonra sizi yine oraya geri çevirecek ve sizi (diriltici) bir çıkarışla diriltip-çıkaracaktır. Allah, yeri sizin için bir yaygı kıldı. Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gezip-dolaşırsınız, diye.’

Eğer ısrar ederseniz artık siz onlar için farklı birisi olmuşsunuzdur. Sizi yavaş yavaş yalnız bırakır ve mal, ticaret, türlü dedikodu ve çocuklardan müteşekkil muhabbetlerine devam edenlerle huzur (!) içinde yaşayıp giderler. Size ise belli belirsiz bir “dur” mesajı göndermişlerdir. Sizin bahsedeceğiniz şeyleri konuşmamak için önceden tedbir alır ve o Kuran konusunu, o Allah’ı ve O’nun ayetlerini açacak kelimeleri bile kullanmaktan kaçınırlar. Bilmezler ki her şeyleri ile O’na muhtaçtırlar.

71-Nuh 21 ‘Rabbim, gerçekten onlar bana isyan ettiler; mal ve çocukları kendisine ziyandan başka bir şeyi arttırmayan kimselere uydular.’

İleri gelenleri ise sizinle fikirsel mücadeleye giremedikleri ve girdiklerinde her şekilde mağlup oldukları için, arkanızdan konuşmaya ve yanlılarını sıkı sıkıya size ve tebliğ ettiğinize karşı bağlamaya çalışırlar. İlahlaştırdıklarını yüceltmeye ve doğru zannettikleri âlimlerini ve uydurulmuş dinlerini koruma altına almaya çalışırlar.

71-Nuh 22, 23 ‘Ve büyük büyük hileli-düzenler kurdular. Ve dediler ki: Kendi ilahlarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Vedd’i, ne Suva’ı, ne Yeğus’u, ne Ye’uk’u ve ne de Nesr’i.’

Onlar zulmü kendilerine ulaşmayanların zulmüne ses çıkartmazlar. Ama yine de insanları seversiniz. De onlar biliriler mi bilmiyorum. Onlar gibi olduğunuz sürece belki!

71-Nuh 24 ‘Böylece onlar, çoğu kimseyi şaşırtıp-saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma.’

Biz çoğunlukla Nuh kadar kendinden emin ve cesaretli olamıyoruz. Onun gibi helak için yalvaracak gücü kendimizde bulamıyoruz. Demek ki yükümüz O’nun kadar ağır değil ve demek ki daha ümitlerimiz de tükenmedi. İnsanlar dönem dönem helak oldular, yok edildiler. Nuh’un oğlu bile.

71-Nuh 25 Bunlar, hataları dolayısıyla suda boğuldular, sonra ateşe sokuldular. O zaman da Allah’ın dışında hiç bir yardımcı bulamadılar.

Ve Nuh artık dayanamayacak hale gelmişti.

71-Nuh 26, 27 ‘Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma’ dedi. ‘Çünkü Sen onları bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptırırlar ve onlar, kötülükte sınırı aşan (facir’den) kâfirden başkasını doğurmazlar.’

Nuh’un bu duası kendi döneminde hak olduğu gibi kesin olarak ahrette de gerçekleşecek, biliyoruz. Ve bu güvenle sevdiklerimiz ve kendimiz için bir kez daha af diliyoruz.

71-Nuh 28 ‘Rabbim, beni, annemi, babamı, mü’min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını arttırma.’

Zaman yeni bir davet zamanı. Belki de yenilgiden kurtulabilmek için bir maçın uzatma dakikalarındaki son atak şansları. Top çevirme zamanı değil, toplu olarak atağa geçme gibi son bir defa ayetlerin farkına varıp onları yaşama zamanı. Daha öncekinden daha kısa bir tarih kaldığı kesin önümüzde. Allah bizi ve sevdiklerimizi rahmetiyle kuşatsın. İdrakımızı ve gerçeği gören gözlerimizi ve anlayan kalplerimizi değil hatalarımızı ve yanlışlarımızı örtsün. Sevgiyle…

Category: Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.