Bazı Yalanlara Cevap

By | 29 Ağustos 2014

Beni tanıyan dostlarım bilirler yalandan yılandan kaçar gibi kaçarım bu konuda risale-i nur külliyatından bir mehaz göstererek İslamiyetin esasının sıdk doğruluk olduğunu ve yalana asla fetva olmadığını kaleme almış birkaç tv programımdada bu konuda bahsetmiştim. Zira bazıları bazı durumlarda yalana adeta fetvalar vermişler bu cevazıda islama dayandırdıklarını iddia etmişler halbuki yalana hiç fetva yoktur. Geçen gün twitterda bir kişi risale-i nuru zan altında bırakan asılsız bir iddia ortaya attı bunu kendisine sorduğumda kendi yorumu ile belgesiz senetsiz ispatsız savundu söylediğinin yalan olduğunu kendisine ifade edince bunu hakaret algıladı halbuki doğru nedir göster yahut benim belgem budur diyemedi. Aslında bu ve buna benzer sürü psikolojisi ile hareket eden başka kimselerede bir ders olması niteliğinde o kişinin yalan iddialarını risale-i nur konu olduğu için risale-i nurdan cevaplar ile çürütüp gerçeği yazalım. Ümit ederim ki sakız gibi zaman zaman gündem olan bu mesele bu vesile ile bir nebze cevap olur birilerinin ağzına sakız olurkende muhtaçlar bu verdiğimiz cevap ile noktai istinad ile bu yalan iddialar karşısında dik durabilir.

İddiacı kişi Risale-i Nurun Kurandan üstün tutulduğunu söylüyor. Hatta buna delilin nedir dediğimde bana delil olarak şu cümleleri yazıyor ki ibretlik :

Not: Tabi bu münazaradan sonra twitter isim ve uzantısını değiştirmiş kü[email protected] iken mükerreme : ) @Mukerrama yapmıştır

[email protected]  mükerreme : ) @Mukerrama : risaleler başımızın tacı fakat hiçbir kitap Kuran’ı Kerim kadar yüceltilmemeli , onun tefsiri olsa dahi …

kıyamete kadar hiç bozulmayacak denmesi daima canlı ve tesiri olduğunun düşünülmesi en az Kur’an kadar yüceleştirmektir ve bu yüceleştirme doğru değildir .. Ayrıca birçok kişiden duydum …

risalei Nur lar tabiiki çok yararlı kitaplar ama mesele onlara fazla kutsiyet yüklenilmesinde +

saygı duyuyoruz fakat ideolojik bir yanlışlığın olduğunu ifade etmiş hocamız ..

ilk etapta okuyanlara çok masum bir cümle gibi gelirken esasında cümle cümle ele alındığında ne kadar hileli aldatmalı cümleler olduğu ortaya çıkacaktır. Zira konu risale-i nur ve iddialar risale-i nur hakkında. Sözüm ona bu iddialarını savunma sebebi hocasının risale-i nur külliyatında geçen 1nci şua için kuruntudur fetvası vermiş olmasını Risale-i nur okuyan biri olarak kabul etmediğimi ilan ettiğimi görüp hocasını savunma psikolojisi ile cevap vermesidir.

Hiçbir şey Kuran Kuranı Kerim kadar yüceltilmemelidir sözü doğru olmakla beraber yer yüzünde değil nur talebeleri hiçbir Müslüman Kuranı Kerim yanında hiçbir eseri yüceltmemiş haşa ona bir kudsiyet vermemiştir. Faraza mecnunun delinin biri yada birkaç meczup böyle bir şey yapmış olsada onlar bütün Müslümanları ve konunun muhatabı nur talebelerini bu zan ve töhmet altında elbet bırakmaz böyle bir ittiham ile muhatap edilemez.

İddiacı : ‘kıyamete kadar hiç bozulmayacak denmesi daima canlı ve tesiri olduğunun düşünülmesi en az Kur’an kadar yüceleştirmektir ve bu yüceleştirme doğru değildir ‘

Demektedir halbuki böyle bir ifade somut olarak risale-i nurda yoktur. Ve bu konunun varis ve naşirlerinin beyanındada böyle bir iddia yoktur. Bilakis bu eserlerin tahrife uğramaması için mücadele ve sahip çıkılması teşviki vardır. Zira bir çok karışık el tarafından zaman zaman risale-i nurların asliyetini bozmak için girişimler yapılmaktaydı. Ancak Ak Parti hükümetinin destek ve kararı ile Risale-i Nurlar kanun ile artık koruma altına alınmış bir eser olmuştur. Kaldı ki bir eserin orjinalliğini korumak aslını muhafaza etmek için gayret içinde olmak o eseri yüceleştirmek değil oluşan saldırıları bertaraf etmek demektir takdir edilmelidir tekfir değil.

Yine iddia sahibi diyor ‘.. Ayrıca birçok kişiden duydum …

risalei Nur lar tabiiki çok yararlı kitaplar ama mesele onlara fazla kutsiyet yüklenilmesinde +

saygı duyuyoruz fakat ideolojik bir yanlışlığın olduğunu ifade etmiş hocamız ..’

yani duyumlarını kendine delil sayıyor açıp eser gerçekte nediyor bir hükme varmadan önce eserin kendisini araştırayım demiyor. Meselenin daha açık anlaşılması için sözü Risale-i Nur daki açık beyanlara bırakıyorum zira zamanında aynı ittiham ve itirazlara Bediüzzaman hazretleride özellikle o zamanın mahkemelerince itiraz görmüş ittiham altında bırakılmak istemiş ve üstadımız onlara şöyle cevaplar vermiştir:

Risale-i Nur vahiy değil, ilham ve istihracdır. Şualar ( 699 )

Risalet-ün …Vahiy değil ve olamaz.. Şualar ( 706 )

ise Risalet-ün Nur .. vahiy değil ve olamaz. Hem umumiyetle dahi ilham değil, belki ekseriyetle Kur’anın feyziyle ve medediyle kalbe gelen sünuhat ve istihracat-ı Kur’aniyedir. Şualar ( 714 )

yazılan Sözler onun bir nevi tefsiridir ve o risalelerdeki hakaik, Kur’anın malıdır ve hakikatlarıdır.Mektubat ( 368 )

Risale-i Nur, Kur’anın malıdır. Arşı ferşe bağlayan Kelâmullah ile mazi canibindeki milyarlar ehl-i iman, evliya ve enbiya alâkadar oldukları gibi, Risale-i Nur mahkemesiyle de manen alâkadardırlar. Çok ihtiyarlamış Arz’ın, dörtyüz milyon Müslüman sekenesi, Risale-i Nur’un beraetine ve serbestiyetine ve intişarına muntazırdırlar. İşarat-ül İ’caz ( 229 )

Bu, benim değil, Risale-i Nur’un kerametidir. Risale-i Nur ise, Kur’anın malıdır ve tefsiridir dedim. Onlar sustular, demek kabul ettiler. Gerçi bu çeşit ikramlar yazılmasaydı daha münasibdi, fakat bu kadar hadsiz muarızlar ve çok kuvvetli ve kesretli düşmanlar karşısında az ve fakir ve zaîf olan bizlere kuvve-i maneviye ve gaybî imdad ve teşci’ ve sebat ve metanet vermek için mecburiyet-i kat’iyye oldu, ben de yazdım. Benim benliğime bir hodfüruşluk verip sukutuma sebeb olsa da, ehemmiyeti yok. Bu hizmete, yani ehl-i imanı dalalet-i mutlakadan kurtarmağa -lüzum olsa- dünyevî hayat gibi, uhrevî hayatımı da feda etmek bir saadet bilirim; binler dostlarım ve kardeşlerimin Cennet’e girmeleri için Cehennem’i kabul ederim.” Emirdağ Lahikası-1 ( 13 )

Ben, senin içtihadında hata var diyenlere ve isbat edenlere teşekkür edip ruh u canla minnetdarım. Fakat şimdiye kadar o içtihadımı tamamıyla kanaatla tam tasdik edenler, binler ehl-i iman ve onlardan çokları ehl-i ilim tasdik ettikleri ve ben de dehşetli bir zamanda kudsî bir teselliye muhtaç olduğum bir hengâmda, sırf ehl-i imanın imanını Risale-i Nur ile muhafaza niyet-i hâlisasıyla ve Necmeddin-i Kübra, Muhyiddin-i Arab gibi binler ehl-i işarat gibi cifrî ve riyazî hesabıyla beyan edilen bir müjde-i işariye-i Kur’aniyeyi kendine gelen bir kanaat-ı tâmme ile, hem mahrem tutulmak şartıyla beyan ettiğim ve o içtihadımda en muannid dinsizlere de isbat etmeğe hazırım, dediğim halde beni gıybet etmek, dünyada buna hangi mezheble fetva verilebilir, hangi fetvayı buluyorlar? Ben herşeyden vazgeçerim, fakat adalet-i İlahiyenin huzurunda bu dehşetli gıybete karşı hakkımı helâl etmem! Titresin!.. Bütün sâdâtın ceddi olan Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Sünnet-i Seniyesini muhafaza için hayatını ve herşeyini feda eden bir mazlûmun şekvası, elbette cevabsız kalmayacak!.. Sikke-i Tasdik-i Gaybi ( 61 )

Elde Kur’an gibi bir mu’cize-i bâki varken, başka bürhan aramak aklıma zaid görünür. Elde Kur’an gibi bir bürhan-ı hakikat varken, münkirleri ilzam için gönlüme sıklet mi gelir?  Sözler ( 365 )

Şimdi üstadımızın bu beyanları açık açık ortadayken üst üste ikazları ihtarları varken kendini bilmezler çıkıp Risale-i Nur haşa Kurandan üstün görenler var diye safsata yayıp olmayan bir şeyi yalanla varmış gibi bir algı oluşturması hangi niyet ile açıklanabilir. Dün Said Nursi hazretlerini ve Risale-i Nuru mahkemelerde yargılayanların o günkü iddia makamı hakimlerin asılsız sözlerinin tercümanı olarak bugün çeşitli isim adı altında aynı iddialar ve yalanlar ile Risale-i Nuru ve talebelerini zan ve töhmet altında bırakmaya çalışmak böyle asılsız bir algıya hizmet etmeye çalışmak böyle uydurma fetvalar ortaya koymak soruyoruz kim hesabınadır kimin menfaatinedir ne amaçla yapılmaktadır.???????

İşte Risale-i Nurda üstadımızın verdiği beyanlar ortadadır eğer konu ve itiraz bu eser ve yazılanlar ise işte hodri meydan aksini iddia eden yazan çizen dillendiren ya yalancıdır yada yalancıların maşası olmuş onların yalanını yayan safdillerdir..

Selam Hüdaya Tabi olanlara…

Saffı Evvel Çilingir Ali SAVRAN’ın Torunu

Süleyman Yasin AKDENİZ

dini sohbet, dini chat, dini sohbetler, dini sohbet odaları, dinisohbet, dinichat, dini sohbet siteleri, islami sohbet, nur sohbet, dini sohbet kanalları

Category: Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

349 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.